• DOLAR

    TL
  • EURO

    TL
  • Altın

    TL
22 Ekim 2017 - Pazar

Yaşam İş Başında

Selin KAYA

Selin KAYA

E-Posta :

Onun kendine has bir zekası vardır. O zekayı, ona hediye edense biziz, biz var oldukça o, oyunlarını bize sunmaya devam edecek.
 
O aynı zamanda bir bulmacadır, harfleri doğru yerlere yerleştirmemiz için bize fırsatlar sunar, yok eğer yapamazsak anlamsız kelimelerle kendimizi ifade etmek için çabalar dururuz. İşte bu da yaşamın zekasının bir parçasadır, bize ‘’Hey sen! Yanlış yaptın, düzelt harflerin yerini’’ diyen bir sinyal sistemi vardır. Hani keşke böyle olmasaydı dediğimiz şeyler var ya, onlardır bize harfleri ya da yerlerini değiştirmeyi öğretmeye çalışan, ta ki biz kendimizin bile anlayamadığı sözcüklerle anlam oluşturmaya çalışmaktan bıkana dek!

Biz yılarız aynılıklardan, o bıkmadan doğru yola itmeye çalışır bizi, ne büyük sabır. O hiç vazgeçmez  bize yıkım getirmekten, biz bıkarız yıkımlardan yine de inat ederiz anlamsız cümlelerle iletişim kurmaya, birbirimizi  yanlış anlarız, sonra da oturup yanlış anlamalar yüzünden hayıflanırız ama düzeltmeye yanaşmayız çoğu zaman. O zaman yaşam tiyatrosu, yine bir oyun kurar bizim için, biz anlamamakta direnirsek tokat bile atar, bazen iter düşürür, bazen elimizden tutup kaldırmaya çalışır yine de yaranamaz.

Onu hiç suçlamayın, ona bir akıl bahşettik hep beraber, o kuralına uydu, biz unuttuk yarattığımız oyunun kurallarını. Biz ektik hayata, o büyüttü bizim düşüncelerimizle, sözlerimizle, davranışlarımızla sonra da elimize bırakıverdi ürünü; baktık, beğenmedik, geri attık yaşam tarlasına ama büyüyen bir daha giremedi toprağın altına, onu kesip içini açıp incelememizi istedi, neydi onda yanlış olan? Bizim mükemmelimiz değildi çünkü açığa çıkan, niye ki? Tohumu yanlış seçtik, ekimi yanlış zamanda yaptık. İtekledik büyüsün diye hem de zehirli sularla. Ham oldu ürün, tatsız oldu.

Nasıl çevirmeli tersine bu yaşam oyununu? Ürünü kabul ederek, onu kendimizin yarattığını  fark ederek; daha sonra kaliteli tohumlar seçerek, tatlı sularla doğru zamanda sulayarak onu, zamanında biçerek. En önemlisi de seçtiğimiz tohumların bize, hepimize ait düşünceler olduğunu anlayarak.

Biz düşündük bir biçimde, yaşam dekor verdi bize, yerleştirdi o düşünceleri dekorların arasına ve kendi yaşamımız oluştu böylece. O zaman neyi nasıl düşündüğümüzle oluşacak herşey; ya mutluluk olacak ya da üzüntü!

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL